Ebu Said Muhammed Hadimi'nin Hikmet Anlayışı ve Felsefeye Bakışı

İrfan GÖRKAŞ

Özet


Hadimî, 1701 yılında doğmuş, 1762 yılında vefat etmiştir. Öğrenim hayatına Hadim’de başlamış,
Konya’da devam etmiş, İstanbul’da tamamlamış, Hadim’e geri dönmüştür. Hadim medresesi
müderrisliği, Hadim müftülüğü ve Nakşi şeyhliği yapmıştır.
Eserlerinin sayıları üzerinde ihtilaflar vardır. Osmanlı ilim dünyasında, Huzur dersi hocalığı,
Fatiha tefsiri sohbeti ve Mecamiu’l-Hakayık ve Tarikat-ı Muhammediye şerhiyle (Berika) tanınmıştır.
Mecami’nin ilim dünyasında ilgi görmesinin nedeni üzerinde, bildiğimiz kadarıyla
bugüne kadar, durulabilmiş değildir. Onu ilgi çekici kılan yönlerinin başında, eserde hiç şüphesiz
güçlü bir mantığın hâkim oluşu, bir ilkeye, bir temele bağlı olarak ele alınması gelir. Daha
net söylemek gerekirse, eser, “cevher-araz” ilişkisi temelinde, kelamî-felsefî bir bakışla ele
alınmıştır. Yani Hadimî’nin güçlü bir Mantık bilgisi vardır. Bu bilgisini o, ortaya koyduğu,
şerh ve haşiye olmayan Mantık eserleriyle ilim dünyasına göstermiştir. Aynı bakış açısını ve
yöntemini, tasavvufi eserlerinde, öğrencilerine öğüt olarak yazdığı, vasiyet olarak bıraktığı
mektup ve vasiyetlerinde görmek mümkündür.
Bu bağlamda bize göre Hadimî’nin hikmet anlayışı ve felsefeye bakışı önemlidir. Hadimî, hikmeti,
teorik (nazari) ve pratik (ameli) hikmet olmak üzere ikiye ayırarak kabul eder. Birgivi,
“içinde felsefe var, okuyanı ilhada götürür” gerekçesiyle Kelam’a karşı çıkarken, onun bu sözlerini
Hadimî, “felsefe var, ama ilhada götürecek Gazali’nin sözünü ettiği üç konu dışında
ilhad fikrinin olmadığı, aksine Ehli Sünnet’in mülhidlere karşı savunulabilmesi için Kelam’ın
okunması, okutulması zorunludur” şeklinde Birigivi’ye karşı çıkar. İlhada giden ve ilhada
götüren felsefeyi, materyalistler (tabiiyyun) olarak ortaya koyar ve para için yapılan felsefeyi
eleştirir.


Tam Metin:

PDF

Refback'ler

  • Şu halde refbacks yoktur.